Küresel piyasalar, ABD enflasyon verileri ve yapay zeka yatırımlarındaki belirsizlikler nedeniyle yön arayışını sürdürüyor. Jeopolitik riskler ve teknoloji sektöründeki satış baskısı öne çıkıyor.
Haftaya enerji arzına ilişkin gelişmelerle temkinli bir iyimserlikle başlayan küresel piyasalar, hafta ortasında ABD’den gelen enflasyon verileri ve yapay zeka yatırımlarını etkileyebilecek gelişmelerle yön arayışını sürdürdü. Orta Doğu ve Rusya-Ukrayna kaynaklı jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini artırması, ABD’de yıllık enflasyonun son 4 ayın en yüksek seviyesine ulaşmasına neden oldu. Enflasyon alt kalemleri incelendiğinde, yükselen enerji fiyatlarının Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki (TÜFE) artışta önemli rol oynamaya devam ettiği gözlemlendi.
ABD’de açıklanan ve beklentileri aşan enflasyon verisi sonrası, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ilerleyen dönemlerde faiz artışına gidebileceği beklentisi güç kazandı. Para piyasalarında Fed’in gelecek yılın sonuna kadar toplamda üç kez faiz artırımına gidebileceği fiyatlanırken, tahvil faizleri ve dolar endeksi haftayı düşüşle tamamladı. Teknoloji ve yarı iletken sektöründeki satış baskısı, yatırımcıları devlet tahvillerine yönlendirdi.
Bu yönelimin arkasında, yüksek faizlerin ABD ekonomisinin ana motorlarından biri haline gelen yapay zeka yatırımlarını olumsuz etkileyebileceği endişesi ve bunun sonucunda büyümede oluşabilecek riskler etkili oldu. Bu durum nedeniyle Fed’in beklendiği ölçüde sıkılaşmayabileceği öngörüleri öne çıktı. Öte yandan, Çinli çip üreticisi CXMT’nin çip geliştirme alanında ilerleme kaydettiğine dair haberler, küresel teknoloji hisseleri üzerindeki satış baskısını artırdı.
CXMT’nin geliştirdiği çiplerin mevcut alternatiflere kıyasla daha düşük maliyetle üretilip üretilemeyeceğine yönelik değerlendirmeler, sektörde rekabetin yoğunlaşabileceği ve büyük teknoloji şirketlerinin karlılıklarının olumsuz etkilenebileceği endişelerini beraberinde getirdi. Bu gelişmeler, yatırımcıların yapay zeka odaklı teknoloji hisselerindeki pozisyonlarını azaltmasına yol açan unsurlar arasında yer aldı.
Gelecek hafta dünya genelinde açıklanacak ekim ayı öncü sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri ile ABD’de hızlanan bilanço sezonunda ABD’li teknoloji şirketi Meta ve ABD’li elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın finansal sonuçları yakından takip edilecek. Bunların yanı sıra Fed Başkanı Kevin Warsh, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlediği yıllık toplantıları kapsamında yaptığı açıklamada, gelecek toplantılarda alınacak kararlara ilişkin doğrudan bir yönlendirme yapmazken, Fed’in fiyat istikrarını sağlama kararlılığını vurguladı.
New York Fed Başkanı John Williams, Fed’in bu yıl bir kez daha faiz artışına gitmesi gerekebileceği görüşünü değiştirmediğini ancak sonrasında daha fazlasının yapılması gerektiğine inanmadığını belirtti. Williams, ekonomiyi pek çok farklı unsurun etkilediğini ve bu nedenle verilerin izlenmeye devam edileceğini dile getirdi. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ise enflasyonun yüzde 2 seviyesine dönmesini sağlamak adına kısıtlayıcı bir para politikası duruşu benimsenmesinin uygun olacağını söyledi.
Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı 15 baz puan azalışla yüzde 5,09’dan, dolar endeksi ise haftalık bazda yüzde 0,4 azalışla 101,8 seviyesinden tamamlayarak 4 haftalık yükseliş serisini sonlandırdı. Fed’in bu ay faiz artışına gitmeyeceği yönündeki beklentinin güçlenmesine karşın, gelecek toplantılara ilişkin ‘şahin’ beklentilerin yüksek seyretmesi altının ons fiyatı üzerinde baskı oluşturdu. Altının onsu yüzde 0,7 düşüşle 4 bin 165 dolara geriledi. Aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 4,75 yükselişle haftayı 109,69 dolardan tamamladı.
ABD’de pay piyasaları haftayı karışık seyirle tamamladı. Haftalık bazda New York borsasında S&P 500 yüzde 1,95, Nasdaq endeksi yüzde 4,48 düşerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,67 yükseldi. Makroekonomik veri tarafında ABD’de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), eylülde aylık yüzde 1,3, yıllık yüzde 6,3 ile beklentinin üzerinde arttı. Ülkede üretici enflasyonu, aylık bazda Mart 2022’den, yıllık bazda ise Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Ülkede açıklanan TÜFE verilerinin ardından ÜFE’deki artışın da hızlanması, kalıcı fiyat baskılarına dair endişelerin artmasına neden oldu.
ABD’de büyük bankaların açıkladığı bilançolar da yakından takip edildi. Morgan Stanley’nin karı ve geliri üçüncü çeyrekte beklentileri aşarken, Bank of America’nın karı yüzde 17 azalarak 6,9 milyar dolara indi. JPMorgan Chase’in karı ve geliri beklentinin altında kaldı. Goldman Sachs’ın geliri bu yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 23 artarak 18,7 milyar dolara yükseldi. Wells Fargo’nun net karı yıllık bazda yüzde 6 artışla 5,95 milyar dolara, Citigroup’un net karı ise yıllık bazda yüzde 40 artarak 5,2 milyar dolara ulaştı.
Avrupa borsaları, şirket bilançolarından alınan olumlu sinyaller ve enerji ile savunma sektörleri öncülüğünde pozitif bir seyir izledi. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, Fransa’daki mali krizi önlemeye yönelik çözümün ülkenin kendi mali politikalarında olduğunu belirtti. Bu açıklama, mali krizin eşiğinde olan Fransa ekonomisinin toparlanabileceğine yönelik öngörüleri destekledi. Yükselen enerji fiyatları ve jeopolitik risk algısının etkisiyle savunma ve enerji hisselerindeki alıcılı seyir, bölge piyasalarının pozitif seyretmesine katkı sağladı.
Hollandalı yarı iletken ekipman üreticisi ASML’nin yapay zekaya yönelik güçlü talebin süreceğini teyit ederek ileriye dönük beklentilerini yükseltmesine karşın, şirketin hisseleri haftalık bazda yüzde 7,7 geriledi. Söz konusu gerilemede küresel yapay zeka ve teknoloji sektörüne ilişkin gelişmeler etkili oldu. Avro Bölgesi’nde eylül ayında TÜFE aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 2,5 artarak beklentiler dahilinde gerçekleşti. Almanya’da da eylül ayında TÜFE aylık yüzde 0,6, yıllık yüzde 3,3 artarak beklentileri karşıladı. İngiltere’de ağustosta büyüme aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 2,1 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Asya borsalarında, teknoloji şirketlerinin hisselerindeki satış baskısının etkisiyle bu hafta sert düşüşler görüldü. Güney Kore’de teknoloji ve yarı iletken sektörü ağırlıklı Kospi endeksi, bu hafta son 18 yılın en sert haftalık düşüşünü kaydetti. Güney Koreli teknoloji şirketlerinden SK Hynix’in hisseleri yüzde 24,33, Samsung Electronics’in hisseleri yüzde 17,75, LG Electronics’in hisseleri yüzde 15,36 geriledi. Çin’de açıklanan makroekonomik veriler de bu hafta Asya piyasalarının odağında yer aldı. Ülkenin dış ticaret fazlası eylülde 133,5 milyar dolarla Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
Yurt içinde ise satış ağırlıklı seyreden Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, haftalık bazda yüzde 4,44 düşüşle 11.721,72 puandan kapandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, fonların koordineli işlemleri dahil sermaye piyasası suçlarıyla mücadeleyi güçlendirecek yasal düzenlemeleri 2027 yılı başına kadar tamamlamayı planladıklarını belirtti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, IMF ve Dünya Bankası’nın Tayland’ın başkenti Bangkok’ta düzenlediği yıllık toplantılarda yaptığı sunumda, yurt içi yerleşiklerin Türk lirasına yönelik tercihinin genel olarak güçlü seyrini sürdürdüğünü ifade etti.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap