Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, Türkiye’de ilkbahar ve sonbaharda artan mantar zehirlenmelerine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, özellikle ‘ölüm meleği mantarı’ tehlikesine dikkat çekti.
Türkiye’de ilkbahar ve sonbahar aylarında artan yağışlarla birlikte yabani mantar zehirlenmelerinde yükseliş yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, özellikle ‘Amanita phalloides’ adlı ölümcül mantar türüne karşı uyarılarda bulundu. Zehirlenme belirtilerinin mantarın türüne göre değiştiğini ve geç başlayan semptomların daha tehlikeli olabileceğini belirtti.
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısının yabani mantar yetişmesi için uygun olduğunu ve yağışların arttığı ilkbahar ile sonbahar dönemlerinde zehirlenme vakalarının arttığını vurguladı. Zehirlenme belirtilerinin tüketilen mantarın türüne göre farklılık gösterdiğini ifade eden Gündüz, bazı türlerde belirtilerin birkaç saat içinde ortaya çıktığını, ölümcül türlerde ise bu sürenin 6 ila 24 saate kadar uzayabildiğini söyledi.
Geç başlayan zehirlenme belirtilerinin daha ciddi karaciğer hasarına yol açabileceğine dikkat çeken Gündüz, bazı durumlarda görülen yalancı iyilik halinin ardından ağır organ yetmezliklerinin gelişebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenle belirtilerin başlangıç zamanının ve şiddetinin önem taşıdığı belirtildi.
Ölümcül mantar zehirlenmelerine en sık yol açan türün ‘ölüm meleği mantarı’ olarak bilinen ‘Amanita phalloides’ olduğunu belirten Prof. Dr. Gündüz, bu mantarın zehirsiz türlerle kolayca karıştırılabildiğini kaydetti. Doğadan bilinçsizce mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarları görüntüsüne göre ayırt etme çabalarının riski artırdığını ifade etti.
Türkiye’de mantar zehirlenmelerinin özellikle ilkbahar ve sonbaharda sık görüldüğünü belirten Gündüz, artan yağış ve nemin mantar yetişmesi için uygun ortam oluşturduğunu söyledi. Orman altları ve meralarda yetişen mantarların kültürel bir alışkanlıkla toplandığını, bunun da toplu zehirlenmelere yol açabildiğini ekledi.
Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin türlere göre değiştiğini yineleyen Gündüz, erken belirti veren türlerin genellikle daha az tehlikeli olduğunu ancak geç dönemde ortaya çıkan semptomların karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Bu tür durumlarda kişinin kendini geçici olarak iyi hissetmesi yanıltıcı olabilir ve sonrasında durumun ağırlaşabileceği belirtildi.
Ormanlık ve yeşillik alanların yoğun olduğu, özellikle Karadeniz Bölgesi gibi yağışlı bölgelerde riskin daha yüksek olduğunu belirten Gündüz, bölgede yaygın olan mantar toplama kültürüne rağmen, zehirli mantarları ayırt etmenin uzmanlık gerektirdiğini hatırlattı. ‘Amanita phalloides’ gibi ölümcül türlerin masum mantarlarla karışma olasılığının yüksekliği nedeniyle uzman kontrolü olmadan doğadan toplanan mantarların tüketilmesinin ciddi zehirlenme riski taşıdığı konusunda uyarıda bulundu.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap