İran ve İsrail arasındaki askeri gerilim, diplomatik bir satranca dönüştü. Analistler, Tahran’ın bu krizden müzakerelerde elini güçlendirerek çıktığı görüşünde.
Orta Doğu’daki hafta sonu yaşanan karşılıklı askeri hamleler, bölgeyi büyük bir savaşın eşiğine getirse de diplomatik bir satranç oyunu gözler önüne serildi. İran’ın İsrail’e yönelik füze saldırıları ve İsrail’in Washington’ın uyarılarına rağmen gerçekleştirdiği misilleme, askeri bir zafer arayışından çok tarafların masadaki konumunu belirledi.
Analistler, Washington’ın doğrudan bir savaştan kaçınan tavrını gözlemleyen İran’ın, bu krizden müzakerelerde elini güçlendirerek çıktığı görüşünde birleşiyor. Askeri hamleler, masadaki pazarlık payını artırdı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İsrail’e yönelik askeri operasyonların ardından yaptığı açıklamada, sahadaki gücün doğrudan diplomasiyi beslediğini belirtti. Pezeşkiyan, “Diplomasi ve savunma, ulusal gücün iki kanadıdır; ne meydanı ne de müzakere masasını terk ettik” ifadeleriyle Tahran’ın stratejisini netleştirdi.
İran, ABD’de yaklaşan seçimler öncesinde Donald Trump yönetiminin büyük bir bölgesel savaşı göze alamayacağını doğru analiz etti. Risk iştahı düşük olan Washington karşısında askeri olarak geri adım atmayacağını gösteren Tahran, nükleer anlaşma şartlarını kendi lehine esnetebilecek bir pozisyon elde etti.
ABD’nin liman ablukası ve ağır yaptırımları nedeniyle ekonomik baskı altında olan İran yönetimi, güçlenen eliyle masaya iki kritik talep getirecek. İlk talep, yaptırımların hafifletilmesi ve dondurulmuş petrol gelirlerine erişimin sağlanmasıdır. İkinci talep ise İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah’a yönelik operasyonlarına sınır getirilmesidir.
Tahran, Hizbullah’ı İsrail saldırılarını engelleyen bir caydırıcı güç olarak görüyor ve onun zayıflamasını ulusal güvenliğine tehdit olarak kabul ediyor. ABD Başkanı Donald Trump ise İran ile “çok iyi bir anlaşmaya” yakın olduklarını iddia etse de Tahran’ın talep ettiği peşin tavizlere sıcak bakmıyor. Trump, dondurulan varlıkların önden serbest bırakılmasına kesin bir dille “Hayır” yanıtını verdi.
Trump’ın bu tutumu müzakerelerin uzamasına neden olurken, İran’ın son askeri gerilimle elde ettiği diplomatik avantajı masada ne kadar stratejik kazanca dönüştürebileceği, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın mı yoksa yeni bir çatışma dalgasının mı geleceğini belirleyecek.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap